Avukat Alparslan LEVENT Logo
Av. Alparslan LEVENT - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Alparslan LEVENT - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Alparslan LEVENT - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat
Av. Alparslan LEVENT - Karşıyaka Avukat - İzmir Avukat

Organ Veya Doku Ticareti Suçu (TCK Madde 91)

Organ veya Doku Ticareti Suçu

Organ veya doku ticareti suçu; hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, bir kişiden organ alan, satan, satılmasına aracılık eden, saklayan, nakleden veya aşılayan kişi tarafından işlenebilir. Bu suç Türk Ceza Kanunu’nun 91-93. Maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Failin suç kapsamındaki fiillerine göre verilecek ceza değişmektedir. Şöyle ki;

91/1: Bir kişinin organını alan,satan, satılmasına aracılık eden kişiye verilecek ceza beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası; alınan şey doku ise, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıdır.

91/2: Eğer hukuka aykırı bir şekilde ölüden organ veya doku alınır ise; fail bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

91/4: Örgüt faaliyeti çerçevesinde organ veya doku alan, satan, satılmasına aracılık edilir ise; kişi hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

91/5: Hukuka aykırı bir şekilde elde edilen organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

91/6: Belirli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik ilan veya reklam veren; bunu yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

91/7: Organ veya Doku Ticareti Suçunun tüzel kişi tarafından işlenmesi halinde; bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

91/8: Suçun işlenmesi sonucunda mağdur ölür ise; fail hakkında ayrıca kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Yukarıda açıklandığı üzere; hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ veya doku alan, satan, satılmasına aracılık eden, saklayan, nakleden veya aşılayan kimse organ veya doku ticareti suçunu işlemiş sayılır. Ayrıca, belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik ilan veya reklam veren veya yayınlayan kimse de bu suçu işlemiş sayılmaktadır. Suçun cezası da yine yukarıda açıklandığı üzere: organ veya dokunun kaynağına, alınma şekline, ticaret amacına ve örgüt faaliyetinde olup olmadığına göre değişir.

Türkiye, organ ticaretinin önlenmesine yönelik uluslararası sözleşmelere taraf bir ülkedir. Bunlardan biri, 1997 yılında Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen ve 2008 yılında Türkiye’nin de onayladığı İnsan Organ ve Doku Nakli Hakkında Sözleşmedir. Bu sözleşme, organ ve doku naklinin etik ve hukuki ilkelerine, organ ve doku bağışının koşullarına, organ ve doku alım ve satımının yasaklanmasına, organ ve doku naklinin denetlenmesine ve uluslararası işbirliğine ilişkin hükümler içermektedir. Bir diğer sözleşme ise, 2015 yılında Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen ve Türkiye’nin de imzaladığı İnsan Organ Ticaretinin Önlenmesine İlişkin Sözleşmedir. Bu sözleşme, organ ticaretinin tanımını, kapsamını, suç olarak kabul edilmesini, cezalandırılmasını, mağdurlara koruma ve tazminat sağlanmasını, önleme ve işbirliği tedbirlerini düzenlemektedir.

Organ ticareti suçuna örnek olarak, 2019 yılında İstanbul’da ortaya çıkan bir olay verilebilir. Bu olayda, yabancı uyruklu kişilerin organlarını alarak, yine yabancı uyruklu kişilere nakleden bir şebeke çökertilmiştir. Şebekenin lideri olduğu iddia edilen kişi, organ satıcılarına 10 bin dolar, organ alıcılarına ise 40 bin dolar istediği belirlenmiştir. Şebeke üyeleri, organ nakli için gerekli evrakları sahte olarak hazırlayarak, hastanelerde operasyonları gerçekleştirmişlerdir. Operasyonlarda kullanılan organların ise, yoksulluk nedeniyle organlarını satmak isteyen kişilerden alındığı tespit edilmiştir.

Organ veya Doku Ticareti Suçunun Unsurları

Organ veya doku ticareti suçunun işlenmesi halinde hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli hukuki değerler ihlal edilmektedir. Bu suçun işlenmesi halinde ihlal edilecek hukuki değerler ve korunan hukuki yararlar şöyle sıralanabilir:

Kişinin bedensel bütünlüğü: Organ veya doku ticareti suçunda, kişinin bedeninden bir parçasının alınması veya başka bir bedene nakledilmesi söz konusudur. Bu durum, kişinin bedensel bütünlüğüne ve dokunulmazlığına müdahale anlamına gelir. Kişinin bedensel bütünlüğü, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmış temel bir haktır. Bu hak, kişinin yaşam hakkıyla yakından ilgilidir ve ancak kanunla sınırlanabilir. Organ veya doku ticareti suçunda, kişinin bedensel bütünlüğüne hukuken geçerli bir rıza olmaksızın veya belli bir çıkar karşılığında müdahale edilmesi, bu hakkın ihlalini oluşturur.

Kişinin sağlığı: Organ veya doku ticareti suçunda, kişinin sağlığı da tehlikeye atılmaktadır. Organ veya doku alınması veya nakledilmesi, kişinin fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Organ veya doku alınan kişi, yaşam kalitesinin düşmesi, enfeksiyon, kanama, organ yetmezliği gibi risklerle karşı karşıya kalabilir. Organ veya doku nakledilen kişi ise, organın uyumsuzluğu, reddedilmesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, kronik hastalıklar gibi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalabilir. Kişinin sağlığı, Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınmış temel bir haktır. Bu hak, devletin sağlık hizmetlerini düzenleme ve denetleme yükümlülüğünü de beraberinde getirir. Organ veya doku ticareti suçunda, kişinin sağlığına hukuka aykırı olarak zarar verilmesi, bu hakkın ihlalini oluşturur.

Kamu sağlığı: Organ veya doku ticareti suçunda, sadece bireylerin değil, toplumun da sağlığı tehlikeye girmektedir. Organ veya doku ticareti, yasa dışı ve denetimsiz bir şekilde gerçekleştirildiğinden, organ veya dokunun kaynağı, kalitesi, uygunluğu, güvenliği gibi hususlar belirsizdir. Bu durum, organ veya doku alıcılarında bulaşıcı hastalıkların yayılmasına, organ veya doku vericilerinde ise organ veya doku eksikliğinin artmasına yol açabilir. Kamu sağlığı, Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınmış temel bir değerdir. Bu değer, devletin sağlık hizmetlerini düzenleme ve denetleme yükümlülüğünün yanı sıra, organ ve doku naklinin etik ve hukuki ilkelerine uygun olarak yapılmasını da gerektirir. Organ veya doku ticareti suçunda, kamu sağlığının bozulması, bu değerin ihlalini oluşturur.

Toplumsal barış: Organ veya doku ticareti suçunda, toplumsal barış da zarar görmektedir. Organ veya doku ticareti, genellikle yoksul ve çaresiz kişilerin organ veya dokularını, zengin ve güçlü kişilere satması şeklinde gerçekleşmektedir. Bu durum, toplumda adaletsizlik, eşitsizlik, sömürü, ayrımcılık gibi olumsuzlukların artmasına neden olabilir. Ayrıca, organ veya doku ticareti, organ veya doku bağışının azalmasına, organ veya doku nakli bekleyen kişilerin mağduriyetine, organ veya doku nakli yapan kurumların itibarının sarsılmasına da yol açabilir. Toplumsal barış, Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınmış temel bir değerdir. Bu değer, devletin sosyal hukuk devleti olarak, toplumun huzur, refah, adalet ve dayanışma içinde yaşamasını sağlamasını zorunlu kılar. Organ veya doku ticareti suçunda, toplumsal barışın bozulması, bu değerin ihlalini oluşturur.

Suçun maddi unsuru, suçun objektif yönünü oluşturan ve failin iradesiyle hâkim olduğu, belli bir amaca yönelik olarak dış dünyada gerçekleştirdiği davranıştır. Suçun maddi unsuru, Eylem, Netice, Nedensellik Bağı, Fail, Mağdur, Suçun Konusu ve Nitelikli Haller olmak üzere yedi alt unsurdan oluşur. Eylem suçun maddi unsurunun temel öğesidir. Eylem, failin iradesinin dışa yansımasıdır. Eylem, yapma veya yapmama şeklinde olabilir. Yapma eylemi, failin aktif olarak bir davranışta bulunmasıdır. Yapmama eylemi ise , failin pasif olarak bir davranıştan kaçınmasıdır. Eylemin suç oluşturabilmesi için, kanunda açıkça tanımlanmış olması gerekir. Bu ilkeye "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi denir. Netice, suçun maddi unsurunun ikinci öğesidir. Netice, eylemin hukuka aykırı olarak meydana getirdiği sonuçtur. Netice, failin eyleminden sonra ortaya çıkar. Netice, eylemin hukuka aykırı olduğunu gösteren bir göstergedir. Nedensellik bağı, suçun maddi unsurunun üçüncü öğesidir. Nedensellik bağı, eylem ile netice arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir. Nedensellik bağı, eylemin neticeyi doğurduğunu kanıtlamak için gereklidir. Nedensellik bağının varlığı, failin eyleminin neticeyi kaçınılmaz olarak meydana getirdiği anlamına gelmez. Failin eyleminin neticeyi meydana getirmesine engel olabilecek başka bir sebep varsa, nedensellik bağı kopmuş olur. Nedensellik bağının varlığını belirlemek için, "koşulların çıkarılması yöntemi" kullanılır. Bu yönteme göre, eylem gerçekleşmemiş olsaydı, netice de gerçekleşmeyecekse, nedensellik bağı vardır. Fail, suçun maddi unsurunun dördüncü öğesidir. Fail, suçun işlenmesinden sorumlu olan kişidir. Fail, suçun işlenmesinde iradesini kullanan, eylemi gerçekleştiren veya gerçekleştirilmesine katkıda bulunan kişidir. Fail, suçun işlenmesinde kusurlu olmalıdır. Mağdur, suçun maddi unsurunun beşinci öğesidir. Mağdur, suçun işlenmesi sonucunda hakları ihlal edilen veya zarar gören kişidir. Suçun konusu, suçun maddi unsurunun altıncı öğesidir. Suçun konusu, suçun üzerinde gerçekleştiği kişi veya nesnedir. Suçun konusu, suçun koruduğu hukuki değerin somutlaştığı varlıktır. Suçun konusu, duyularla algılanabilen, cisim olan veya olmayan bir varlık olabilir. Nitelikli haller, suçun maddi unsurunun yedinci öğesidir. Nitelikli haller, suçun ağırlaşmasına neden olan, kanunda özel olarak belirtilen durumlardır. Nitelikli haller, suçun işleniş biçimiyle, suçun işlendiği zaman ve yerle, failin ve mağdurun sıfat ve nitelikleriyle, fail ile mağdur arasındaki ilişkiyle, suçun konusuyla ilgili olabilir. Nitelikli haller, suçun cezasını artıran sebeplerdir.

Organ veya doku ticareti suçunun maddi unsurunu oluşturan fiiller ise: organ veya dokunun satın alınması, satılması, satılmasına aracılık edilmesi, nakledilmesi, saklanması, aşılanması, ilan veya reklam verilmesi veya yayınlanması veya bunlara teşebbüs edilmesidir. Bu kimseler arasında bir menfaat ilişkisi bulunması da şarttır. Menfaat, maddi veya manevi olabilir.

Mağdurun rızası, bu suçun oluşmasını engellemez. Dolayısıyla bu suç, kamu davasına tabi bir suçtur. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması re'sen yapılır. Mağdurun rızasının bulunması veya şikayetinden vazgeçmesi, suçun işlenmesini veya cezalandırılmasını engellemez. Organ veya doku ticareti suçu, sadece insan organ veya dokuları için söz konusudur. Hayvan organ veya dokuları için bu suç işlenemez.

Bu suçun maddi unsurunun oluşması için, organ veya dokunun bir insandan alınması gerekir. İnsanın ölü veya canlı olmasının bir önemi yoktur. Ancak organ veya dokunun alınması sonucunda kişi ölür ise; ayrıca kasten öldürme suçu da işlenmiş olur.

Organ veya doku ticareti suçu, kasten işlenir. Kast, organ veya dokunun menfaat karşılığında alınıp verilmesini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektir. Organ veya doku ticareti suçunun manevi unsuru ise, failin organ veya doku almak, satmak, satın almak, satılmasına aracılık etmek, saklamak, nakletmek, aşılamak veya ilan veya reklam vermek gibi fiilleri bilerek ve isteyerek yapmasıdır.

Ayrıca, failin bu fiilleri yaparken mağdur tarafından hukuken geçerli bir rıza verilmediğini bilmesi gerekir. Hukuken geçerli rızanın ne olduğu ve hangi koşullarda geçerli sayılacağı, Organ ve Doku Nakli Kanunu'nda belirlenmiştir. Bu kanuna göre, yaşayan kişiden organ veya doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur. Ölüden organ veya doku alınabilmesi için ise, ölünün sağlığında vücudunun tamamını veya organ ve dokularını, tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasiyetle belirtmiş veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklamış olması veya ölüm anında yanında bulunan yakınlarından birisinin muvafakati gerekmektedir.

Taksirle organ veya doku ticareti suçunun işlenmesi mümkün değildir. Suçun işlenmesi için, organ veya dokunun alınıp verilmesinin gerçekleşmesi gerekmez. Bu fiillere teşebbüs etmek de yeterlidir. Teşebbüs, organ veya dokunun alınıp verilmesine yönelik fiile başlanması, ancak bir sebeple tamamlanamamasıdır. Teşebbüs halinde, suçun cezası indirilir.

Organ veya doku ticareti suçunun faili, organ veya dokunun menfaat karşılığında alınıp verilmesini bilerek ve isteyerek gerçekleştiren kişidir. Bu suçun faili, sadece organ veya dokuyu alıp veren kişi değil, aynı zamanda bu işleme aracılık eden, yardım eden veya kolaylık sağlayan kişi de olabilir. Organ veya doku ticareti suçunun faili, organ veya dokunun alınıp verilmesine yönelik fiile başlamış olmalıdır. Bu fiile başlamak, organ veya dokunun alınıp verilmesine yönelik bir sözleşme yapmak, ilan veya reklam vermek veya yayınlamak, organ veya dokuyu saklamak, nakletmek veya aşılamak gibi eylemleri kapsar. Bu fiile başlamak, organ veya dokunun alınıp verilmesinin gerçekleşmesine gerek olmadan suçun oluşmasını sağlar. Bu fiile başlamak, organ veya dokunun alınıp verilmesine yönelik bir niyet veya plan oluşturmak veya araştırma yapmak gibi eylemleri kapsamaz. Bu eylemler, suçun oluşması için yeterli değildir.

Organ veya doku ticareti suçunun mağduru, organ veya dokusunu rızasıyla veya rızası olmaksızın veren kişi olabilir. Organ veya doku ticareti suçunun mağduru, organ veya dokusunu rızasıyla veren kişi ise, bu kişi organ veya dokusunun alınmasından sonra menfaat sağlasa bile, bu menfaat, zararını ortadan kaldırmaz. Kaldı ki, organ veya dokusu alındıktan sonra kendisinin hayatının tehlikeye girmemesi veya vücut bütünlüğünün bozulmamış olması da zararı etkilemez. Bu kişi, organ veya ticaret suçunun mağdurudur ve failler hakkında hem hukuki hem cezai yollara başvurabilir. Organ veya doku ticareti suçunun mağduru, organ veya dokusunu rızası olmaksızın veren kişi ise, bu kişi, organ veya dokusunun alınmasından dolayı daha fazla zarar görmüş sayılır. Eğer ki, organ veya dokusu alındıktan sonra kendisinin hayatının tehlikeye girmesi veya vücut bütünlüğünün bozulması söz konusuysa; zarar daha da fazladır. Bu kişi, organ veya dokusunun alınmasından dolayı, organ veya dokusunu alan, satan, devreden, aracılık eden, nakleden, depolayan veya bunlara teşebbüs eden kişilerden şikayetçi olabilir. Haklarında maddi ve manevi tazminat davaları açabilir.

Yukarıdaki tüm açıklamalarımız doğrultusunda; organ veya doku ticareti suçunu anlattık. Eğer bu suç bir zorunluluk hali içerisinde işlenirse; mahkeme fail hakkında verilecek cezada indirim yapabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçebilir. Bu durum TCK 92. Maddede düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar eğer zorunluluk hali kapsamına alınır ise mahkeme fail hakkında verilecek cezada indirim yapabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçebilir.

Kaldı ki yine organ veya dokularını satan kişi; resmi merciiler tarafından bu suçun işlendiğine dair haber alınmadan önce durumu gerekli yerlere haber verir ve suçluların yakalanmasını kolaylaştırır ise; hakkında herhangi bir ceza verilmez. Eğer bu suçun işlendiğinin resmi makamlar tarafından öğrenilmesinden sonra, organ veya dokularını satan kişi; gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına yardım eder ise hakkında verilecek ceza ettiği yardıma göre; hakkında verilecek ceza dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Organ veya Doku Ticareti Suçunda Ceza Avukatının Önemi

Organ veya doku ticareti suçu, hem organ veya dokuyu veren hem de alan kişileri mağdur edebilir. Bu suç, organ veya dokunun alınmasından veya verilmesinden sonra ortaya çıkabilecek sağlık sorunları, psikolojik travmalar, sosyal ve ekonomik kayıplar nedeniyle mağdurlara büyük zararlar verebilir. Bu nedenle, bu suçla karşı karşıya kalan kişilerin, haklarını korumak ve zararlarını tazmin etmek için profesyonel bir hukuki yardıma ihtiyacı vardır. Bu noktada, organ veya doku ticareti suçuyla ilgili hukuki yardım almak isteyen kişilerin, bu suçun uzmanı olan bir ceza avukatı ile çalışması gerekmektedir. Ceza avukatı, organ veya doku ticareti suçunun kanuni tanımını, unsurlarını, cezasını, nitelikli hallerini, zamanaşımını, şikayet süresini, uzlaşma imkanını, etkin pişmanlık hükümlerini profesyonel bir şekilde bilir ve takip eder.

Organ veya doku ticareti suçuyla ilgili hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak isteyen kişiler, Av. Alparslan LEVENT ile iletişime geçebilirler. Av. Alparslan LEVENT, ceza hukuku alanında uzmanlaşmış ve organ veya doku ticareti suçu konusunda deneyimli bir avukattır. Av. Alparslan LEVENT, LEVENT Hukuk Bürosu bünyesinde Organ veya doku ticareti suçuyla ilgili davalara bakmakta ve müvekkillerine en iyi hukuki hizmeti sunmaktadır. Av. Alparslan LEVENT’in iletişim bilgilerine websitemizden ulaşabilirsiniz.

Popüler Aramalar

  • organ veya doku ticareti suçu

  • organ veya doku ticareti

  • organ mafyası

  • organ

  • doku

  • suç

  • ceza

  • ceza avukatı

  • rıza

  • organ bağışı

  • hapis cezası