Levent Hukuk Bürosu, miras hukuku alanında İzmir'de miras paylaşımı, ortaklığın giderilmesi, mirastan mal kaçırma (muris muvazaası), saklı pay ve tenkis, vasiyetname ve mirasın reddi uyuşmazlıklarında mirasçıları temsil eder. İzmir miras avukatı arayan kişilerin sorunu çoğu zaman paylaşılamayan bir ev veya tarla, mirasbırakanın sağlığında yaptığı tartışmalı bir tapu devri, haklarını daraltan bir vasiyetname ya da borçlu bir terekedir. Büromuz mirasçılık durumunu, terekenin mal ve borçlarını, önceki devirleri ve mevcut belgeleri birlikte inceler; hangi talebin hukuki dayanağı bulunduğunu belirler, görüşmeleri, gerekli başvuruları ve davaları üstlenir.
Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ve terekenin belirlenmesi
Halk arasında veraset ilamı denilen mirasçılık belgesi, sulh hukuk mahkemesi veya noter tarafından verilir. Belge mirasçıları ve paylarını gösterir; malların paylaştırıldığı anlamına gelmez. Türk Medenî Kanunu'nun 598 ve 599. maddelerine göre miras, ölümle birlikte malvarlığı hakları ve borçlarıyla mirasçılara geçer; mirasçılık belgesinin geçersizliği ise her zaman ileri sürülebilir. Bu nedenle yalnız tapudaki taşınmazlara değil, banka hesaplarına, alacaklara, borçlara ve varsa ölüme bağlı tasarruflara da bakıyoruz. Belgedeki mirasçı veya pay bilgisi hatalıysa dayanak kayıtları karşılaştırıyor, mirasçılık belgesinin iptali için gerekli itiraz ve davayı hazırlıyoruz.
Terekeye ait bir malın gizlendiği, elden çıkarıldığı veya kime ait olduğunun tartışıldığı dosyalarda malvarlığı kayıtlarını bir araya getirip uygun tespit ve koruma taleplerini hazırlıyoruz. TMK'nın 589 ve 640. maddeleri, terekenin korunmasına ve miras ortaklığındaki hakların gözetilmesine dayanak sağlar. Mirasçılardan biri başka şehirde veya yurt dışındaysa vekâletnameyle temsil ederek belgeleri biz temin ediyor, dosyayı biz takip ediyoruz.
Miras paylaşımı ve ortaklığın giderilmesi
Birden fazla mirasçı bulunduğunda paylaşım tamamlanıncaya kadar tereke üzerinde miras ortaklığı vardır. Bir evin ya da tarlanın kime kalacağı, mirasçılık belgesindeki pay oranlarından tek başına çıkmaz. TMK'nın 640 ve 676. maddeleri, miras ortaklığını ve yazılı şekilde yapılması gereken paylaşma sözleşmesini düzenler. Anlaşma olanağı varsa malların, borçların ve değer farklarının nasıl karşılanacağını değerlendiriyor, paylaşma sözleşmesini hazırlıyor ve ilgili işlemleri takip ediyoruz.
Uzlaşma sağlanmadığında terekenin tamamına ilişkin paylaşma talebi ile belirli bir maldaki ortaklığın giderilmesi (halk arasında izale-i şuyu) talebini ayırıyoruz. TMK'nın 642. maddesine göre her mirasçı, terekedeki belirli malların aynen, bu mümkün değilse satış yoluyla paylaştırılmasını sulh hukuk mahkemesinden isteyebilir. Taşınmazın tapu kaydı, üzerindeki haklar ve mirasçıların talepleri, aynen paylaşma ile satış arasındaki seçimde belirleyicidir.
6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesi, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava öncesi arabulucuya başvurmayı dava şartı sayar. Bu kural her miras davası için geçerli değildir; kapsamına giren dosyalarda arabuluculuk görüşmesine katılıyor, anlaşma sağlanamazsa davayı açıyoruz. Paylaşma sözleşmesiyle paylı mülkiyete geçilmiş bir taşınmazda ortaklığın giderilmesi, önalım veya tapu uyuşmazlığı varsa dosyayı gayrimenkul hukuku çalışmalarımızla birlikte ele alıyoruz.
Mirastan mal kaçırma ve muris muvazaası
Mirasbırakanın sağlığında tapuda satış olarak gösterdiği bir devir, gerçekte bağış olduğu ve mirasçılardan mal kaçırma amacı taşıdığı iddiasıyla tartışılabilir; bu duruma muris muvazaası denir. Her aile içi satış veya düşük bedel muvazaayı kanıtlamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/1005 E., 2023/260 K. sayılı kararında muvazaa iddiasında delillerin şu olgularla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır:
- mirasbırakanın satış için haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,
- devralanın alım gücünün olup olmadığı,
- satış bedeli ile devir tarihindeki gerçek değer arasındaki fark,
- yörenin gelenekleri ve olayların olağan akışı,
- mirasbırakan ile taraflar arasındaki ilişki.
Aynı kararda bedel farkının tek başına muvazaanın kanıtı olmadığı belirtilmiş ve somut olayda iddia ispatlanamadığı için davanın kabulüne ilişkin direnme kararı bozulmuştur.
Büromuz tapu ve ödeme kayıtlarını, devrin yapıldığı tarihteki koşulları ve tarafların beyanlarını bu ölçütlere göre birlikte değerlendirir. İddia kanıtlanabiliyorsa muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasını hazırlıyor; devri savunan taraf için de işlemin gerçek bir satış olduğunu gösteren delilleri ortaya koyuyoruz.
Saklı pay, tenkis davası ve denkleştirme
Saklı pay, mirasbırakanın vasiyet veya bağışla dokunamayacağı, kanunun belirli yasal mirasçılara ayırdığı paydır. TMK'nın 505 ve 506. maddelerine göre saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir; kardeşlerin saklı payı yoktur. Saklı payı karşılanmayan mirasçı, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmanın indirilmesi için tenkis davası açabilir. TMK'nın 560 ve 571. maddeleri tenkisin koşullarını düzenler; dava hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından ya da mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer.
Hangi kazandırmanın, kime, ne zaman yapıldığını ve terekenin değerini inceleyerek saklı pay hesabına dayanak olacak kayıtları topluyor, talebin kapsamını belirliyoruz. Muris muvazaasına dayalı tapu iptaliyle tenkisin gerekçesi ve sonucu aynı değildir; dosyanın özelliklerine göre uygun iddia veya savunmayı kuruyoruz.
Mirasbırakanın sağlığında bir mirasçıya yaptığı kazandırmanın paylaşımda hesaba katılması ise ayrı bir denkleştirme meselesidir. TMK'nın 669. maddesine göre yasal mirasçıların miras paylarına mahsuben elde ettiği karşılıksız kazandırmalar denkleştirmeye tabidir; altsoya yapılan bu tür kazandırmalarda mirasbırakan aksini açıkça belirtmemişse denkleştirme yapılır. Kazandırmanın niteliğini ve mirasbırakanın iradesini değerlendiriyor, paylaşma hesabına etkisini ortaya koyuyoruz. Böylece her bağışı otomatik olarak muvazaa ya da tenkis sebebi saymadan somut işleme uygun yolu seçiyoruz.
Vasiyetname ve ölüme bağlı tasarruflar
Sulh hâkimi vasiyetnameyi geçerli olup olmadığına bakmaksızın açar ve ilgililere okur; bu nedenle açılma, belgenin geçerli olduğu veya saklı payların ortadan kalktığı anlamına gelmez (TMK md. 596). Vasiyetnamenin iptali, TMK'nın 557. maddesinde sayılan ehliyetsizlik, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama, hukuka ya da ahlaka aykırılık ve şekle aykırılık sebeplerine dayanır. İptal sebebi yoksa ancak saklı pay zedelenmişse doğru talep TMK'nın 560. maddesine dayalı tenkistir.
İki talep farklı hak düşürücü sürelere bağlıdır. TMK'nın 559. maddesine göre iptal davası hakkı, tasarrufun, iptal sebebinin ve hak sahipliğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Bu nedenle dosyadaki öğrenme ve açılma tarihlerini ilk görüşmede kontrol ediyoruz. Belgenin düzenlenme biçimini, mirasbırakanın durumuna ilişkin kayıtları ve vasiyetten yararlananların haklarını inceliyor; iptal veya tenkis davasını açıyoruz.
Mirasını planlamak isteyen kişiler için vasiyetname veya miras sözleşmesiyle amaçlanan düzenlemenin hukuki sonuçlarını açıklıyor, metnin hazırlanmasına ilişkin hukuki çalışmayı üstleniyoruz. Ölümden sonra vasiyetin açılması, vasiyet alacaklısının talebi ve belgenin uygulanması çevresindeki uyuşmazlıklarda da başvuru ve dava sürecini takip ediyoruz.
Mirasın reddi, hükmen ret ve tereke borçları
Borçlu bir terekede mirasçı, mirası süresinde reddederek mirasbırakanın borçlarından sorumlu olmaktan kurtulabilir. TMK'nın 605 ve 606. maddelerine göre miras üç ay içinde reddolunabilir; süre yasal mirasçı için kural olarak ölümün öğrenilmesiyle, vasiyetnameyle atanmış mirasçı için resmî bildirimle başlar. TMK'nın 610. maddesi uyarınca ret süresi dolmadan tereke işlerine karışan, olağan yönetim dışında işlem yapan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı mirası reddedemez. Bu yüzden tereke hesabından para çekmek veya tereke malını satmak gibi işlemlerden önce durumu birlikte değerlendirmemiz önemlidir.
Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse TMK'nın 605/2. maddesi gereğince miras reddedilmiş sayılır; buna mirasın hükmen reddi denir. Bu iddiada ölüm tarihindeki malvarlığı ve borç kayıtları belirleyicidir. Gerçek ret için süre ve beyan durumunu, hükmen ret için terekenin mali durumunu ayrı değerlendiriyor; gerekli başvuruyu, davayı veya alacaklı talebine karşı savunmayı hazırlıyoruz. Paylaşım görüşmeleri sürerken ret süresinin ayrıca izlenmesi gerektiğini dosyanın başında açıklıyoruz.
Miras dosyanızı bizimle görüşün
Paylaşılamayan mallar, tartışmalı bir tapu devri, saklı payınızı zedeleyen bir vasiyetname veya borçlu bir tereke söz konusuysa hak düşürücü süreler dolmadan dosyanızı birlikte değerlendirelim. Mirasçılık belgesini ve tapu kayıtlarını görüşmeye getirin; İzmir'deki miras uyuşmazlığınızda hangi davanın açılacağını birlikte belirleyelim. Dosyanızı görüşmek ve gerektiğinde vekâletname vermek için iletişim sayfamızdan bize ulaşın.