İzmir deniz hukuku avukatı arayışınız hasarlı veya eksik teslim edilen bir yükten, ödenmeyen navlundan (deniz taşıma ücreti), bir çarter uyuşmazlığından ya da limandaki bir gemiden tahsil edilmesi gereken alacaktan doğabilir. Levent Hukuk Bürosu olarak yük ilgilisi, taşıyan, gemi maliki veya işleteni, sigortacı ya da gemiye mal ve hizmet sağlayan işletme olmanıza göre deniz ticareti ve denizcilik hukuku uyuşmazlığınızı ele alıyoruz. Konişmentoyu, çarter partiyi, teslim kayıtlarını ve sigorta belgelerini birlikte inceleyip talebin kime yöneltileceğini, hangi sürenin işlediğini ve teminat için hangi yolun izleneceğini belirliyoruz. Deniz ticareti ve deniz taşıması uyuşmazlıkları uzmanlık alanımızdır; deniz ticareti avukatı olarak hasar bildirimini yapıyor, gerektiğinde geminin ihtiyati haczini istiyor, icra takibi başlatıyor ve dava açıyoruz.
Yük hasarında kaçırılmaması gereken süreler
Deniz taşımasında haklı bir talep de süresinde ileri sürülmezse zayıflar veya düşer; bu yüzden dosyanızdaki süreleri ilk görüşmede belirleriz. Türk Ticaret Kanunu (TTK) yükün zıyaı (kaybı), hasarı ve gecikmesi için şu süreleri öngörür:
- Açıkça görülen zıya veya hasar: En geç eşyanın teslimi sırasında taşıyana yazılı bildirim gerekir (TTK m. 1185/1).
- Dışarıdan belli olmayan zıya veya hasar: Bildirim, teslimden itibaren aralıksız üç gün içinde gönderilmelidir (m. 1185/1).
- Teslimde gecikme: Gecikme, teslimden itibaren aralıksız altmış gün içinde taşıyana yazılı bildirilmelidir; süresinde bildirilmeyen gecikme zararı için tazminat ödenmez (m. 1185/5).
- Hiç teslim edilmeyen eşya: Teslim süresinin dolmasından itibaren aralıksız altmış gün içinde teslim edilmeyen eşya zayi olmuş sayılabilir (m. 1178/5).
- Taşıyana karşı tazminat davası: Zıya, hasar veya geç teslim nedeniyle her türlü tazminat istemi, eşyanın teslim edildiği ya da teslim edilmesi gereken tarihten itibaren bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmazsa düşer (m. 1188/1-2).
- Rücu davası: Tazminatı ödeyen veya aleyhine açılan davanın dilekçesi kendisine tebliğ edilen sorumlunun asıl sorumluya başvurma (rücu) hakkı, bu tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmazsa düşer (m. 1188/3).
Zıya veya hasar ne bildirilir ne de tespit ettirilirse eşyanın taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim edildiği ve olası zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten doğduğu kabul edilir. Kanunun aksi kanıtlanana kadar doğru saydığı bu karinelerin aksi ispat edilebilir; ancak ispat yükü yük ilgilisine geçer (m. 1185/4). Bir yıllık süre, dava sebebi doğduktan sonra yapılan bir anlaşmayla uzatılabilir (m. 1188/4). Büromuz teslim tarihini, bildirimin içeriğini ve kime gönderildiğini kontrol eder; süre dolmadan bildirimi gönderir, delil tespiti ister ve davayı açar.
Yük hasarı, kayıp ve gecikmede taşıyanın sorumluluğu
Taşıyan, eşyanın zıyaı, hasarı veya geç tesliminden doğan zarardan, olay eşya kendi hâkimiyetindeyken gerçekleşmişse sorumludur (TTK m. 1178/2). Hâkimiyet dönemi kural olarak eşyanın taşıyanca teslim alınmasıyla başlar; gönderilene teslimle veya kanunda sayılan benzer anlarla sona erer (m. 1178/3). Taşıyan, kendisinin veya adamlarının kastı ya da ihmali olmadan doğan zarardan sorumlu değildir; fakat bunu ispat yükü taşıyandadır (m. 1179). Bu nedenle uyuşmazlığın merkezinde zararın hangi aşamada ve hangi sebeple doğduğu vardır. Konişmento kayıtlarını, teslim tutanaklarını, ekspertiz (survey) raporlarını, konteyner ve liman kayıtlarını birlikte inceleyerek yük ilgilisi veya taşıyan adına talep ya da savunmayı kuruyoruz.
Yük sigortalıysa taşıyana yöneltilecek tazminat talebi ile poliçeye dayalı talep ayrı değerlendirilir. Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde ödediği bedel kadar sigortalının yerine geçer ve sorumlulara karşı dava hakkını kullanabilir (TTK m. 1472). Yük (nakliyat) veya tekne sigortasında poliçenin kapsamını, hasarın nedenini ve taşıma belgelerini karşılaştırıyoruz. Sigortalı için poliçeden doğan talebi, sigortacı için taşıyana veya diğer sorumluya karşı rücu dosyasını hazırlıyoruz.
Navlun, çarter ve konişmento uyuşmazlıkları
Ödenmeyen navlun, yükleme veya boşaltmadaki gecikme ve geminin tahsisine ilişkin anlaşmazlıklar sözleşmenin türüne göre ele alınır. TTK m. 1138, yolculuk çarteri ile kırkambar sözleşmesini (geminin bir bölümü tahsis edilmeden, ayırt edilmiş eşyanın taşınması) ayrı navlun sözleşmesi türleri olarak düzenler. Büromuz sözleşmedeki yükleme yeri, süre, navlun ve sürastarya (yükleme veya boşaltma süresi aşıldığında geminin fazladan beklemesi ve bunun için ödenen para; m. 1154-1155) hükümlerini fiilî sefer ve liman kayıtlarıyla karşılaştırır; ödeme veya sözleşme ihlali iddiasını somutlaştırır.
Uluslararası deniz taşımasında aynı sözleşme, uyuşmazlığın hangi hukuk ve merci önünde çözüleceğine ilişkin kayıtlar da içerebilir. Levent Hukuk Bürosu olarak yetki ve tahkim şartlarını taşıma belgeleriyle birlikte inceliyor; navlun veya yük talebinin nerede ileri sürüleceğini somut sözleşmeye göre değerlendiriyoruz.
Konişmento (uygulamada konşimento olarak da yazılır) yalnızca yükün taşındığını gösteren bir makbuz değildir. TTK m. 1228 konişmentoyu taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senet olarak tanımlar. Teslim talebinde bulunan kişinin yetkisini, senetteki yük kayıtlarını ve sözleşmeyle olası farklılıkları inceliyoruz. Genel sözleşme hazırlama ve ihlal meseleleri için sözleşmeler hukuku sayfamız, diğer ticari alacaklar için ticaret hukuku sayfamız ayrı bir çerçeve sunar.
Deniz alacakları ve geminin ihtiyati haczi
Gemiye yakıt, kumanya, malzeme veya hizmet sağladıysanız, gemiyi onardıysanız, navlun ya da çarter bedelini tahsil edemediyseniz veya yükünüz zarar gördüyse alacağınız bir deniz alacağı olabilir. TTK m. 1352 deniz alacaklarını tek tek sayar. Bunlar arasında geminin kullanılması veya kiralanması ile gemide eşya taşınması için yapılan sözleşmeler, gemide taşınan eşyaya gelen zarar, müşterek avarya, kurtarma, römorkaj, kılavuzluk, gemiye sağlanan yakıt, malzeme ve hizmetler, onarım, liman ücretleri, gemi adamlarının ücretleri ve geminin satışından doğan uyuşmazlıklar yer alır.
Deniz alacağının teminatı için gemi hakkında yalnızca ihtiyati haciz istenebilir; gemiye ihtiyati tedbir konulamaz ve gemi başka bir yolla seferden menedilemez (TTK m. 1353/1). Deniz alacağı dışındaki alacaklar için gemi ihtiyaten haczedilemez; buna karşılık alacağın m. 1352'de sayılan bir deniz alacağı olması kanunda ihtiyati haciz sebebi olarak kabul edilmiştir (m. 1353/3-4). İhtiyati haciz isteyen alacaklı kural olarak 10.000 Özel Çekme Hakkı (Uluslararası Para Fonu'nun hesap birimi) tutarında teminat göstermek zorundadır; gemi adamlarının gemide çalışmalarından doğan ücret ve diğer alacakları bu yükümlülükten muaftır ve karşı taraf teminatın artırılmasını isteyebilir (m. 1363). Bu nedenle alacağın niteliğini, sorumlu kişiyi, gemiyi ve yetkili mahkemeyi dosyanın belgeleri üzerinden değerlendiriyoruz.
Esas uyuşmazlık için yabancı mahkeme veya tahkim kararlaştırılmış olması, Türkiye'de geminin ihtiyati haczini kendiliğinden dışlamaz. TTK m. 1356, deniz alacağının esası yabancı mahkeme veya hakem önüne gitse ya da yabancı hukuk uygulansa bile, m. 1354 ve 1355'e göre yetkili Türk mahkemelerinin teminat amacıyla ihtiyati haciz kararı verebileceğini düzenler. Büromuz esas uyuşmazlığın çözüm yeri ile ihtiyati haciz yetkisini ayrı inceler.
Deniz alacağı ile gemi alacaklısı hakkı aynı kavram değildir. TTK m. 1320 gemi alacaklısı hakkı veren alacakları ayrıca ve sınırlı olarak sayar; gemi adamlarının ücretleri, kurtarma ücreti, liman ve kılavuzluk resimleri ile müşterek avarya garame payı (ortak zarara katılma payı) bunlar arasındadır. Bu alacaklar sahiplerine gemi ve eklentisi üzerinde, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilen kanuni rehin hakkı verir (m. 1321). Alacaklı açısından teminat ve tahsil yolunu; gemi maliki veya işleteni açısından ise haciz talebinin dayanağını ve savunmaları inceliyoruz. Gemi limandan ayrıldıktan sonra teminat elde etmek zorlaşabileceği için alacağınızı gösteren belgelerle vakit kaybetmeden bizimle iletişime geçin.
Gemi çatması, kurtarma ve müşterek avarya
Gemi çatması (çarpışması) hükümleri, iki veya daha çok geminin çarpışması sonucu gemilere, gemideki insanlara veya eşyaya verilen zarara uygulanır; bir geminin manevrası ya da seyir kurallarına uymaması yüzünden çarpışma olmadan verdiği zarar da bu kapsamdadır (TTK m. 1286). Çatma tek bir geminin donatanının (gemisini kazanç amacıyla kullanan gemi malikinin; m. 1061) veya gemi adamlarının kusurundan doğmuşsa zararı o geminin donatanı tazmin eder (m. 1288). Kusur ortaksa donatanlar, gemilere ve gemideki eşyaya gelen zarardan kusurlarının ağırlığı oranında sorumludur; oran belirlenemezse eşit oranda sorumlu tutulurlar (m. 1289). Seyir, liman ve hasar kayıtlarını inceleyerek gemi, yük veya üçüncü kişi zararına ilişkin talep ve savunmayı oluşturuyoruz.
Kurtarma ücreti ile müşterek avarya payı farklı hukuki temellere dayanır. Seyrüsefere elverişli sularda tehlikeye uğramış su aracını veya eşyayı kurtarmak için yapılan faaliyet kurtarma faaliyetidir (TTK m. 1298); faydalı sonuç veren kurtarma, ücret istemine hak kazandırır ve ücret kurtarılan eşyanın kurtarma sonrasındaki değerini geçemez (m. 1304). Müşterek avarya ise gemiyi, yükü ve navlunu birlikte tehdit eden bir tehlikeden korunmak için makul bir hareket tarzı olarak bile bile yapılan olağanüstü fedakârlık veya giderdir; bu zarar ve giderler gemi, yük, navlun ve diğer eşya arasında paylaştırılır (m. 1272). Olay kayıtları ve masraf belgeleri üzerinden hangi talebin doğduğunu ve kime yöneltileceğini belirliyoruz.
Gemi alım satımı ve gemi ipoteği
Gemi alım satımında sicil kayıtları, mevcut ipotek ve rehinler ile sözleşmedeki teslim koşulları işlemin sonucunu etkiler. Gemi siciline kayıtlı bir geminin devri için malik ile edinenin anlaşması ve zilyetliğin (gemi üzerindeki fiilî hâkimiyetin) geçirilmesi gerekir; anlaşma yazılı yapılmalı ve imzalar noterce onaylanmalı ya da anlaşma gemi sicil müdürlüğünde yapılmalıdır (TTK m. 1001). Gemi ipoteği ise malik ile alacaklının anlaşması ve ipoteğin gemi siciline tescili ile kurulur; bu şekillere uyulmadan yapılan ipotek anlaşması geçerli olmaz (m. 1015). Satış veya ipotek sözleşmesini ve sicil durumunu inceleyerek alıcı, satıcı veya alacaklı için hukuki riski ve gerekli işlemleri belirliyoruz.
Deniz hukuku dosyanızı görüşelim
Görüşmeye aşağıdaki belgelerden elinizde olanları getirmeniz, sürelerin ve talebin hızla değerlendirilmesini sağlar:
- Konişmento veya diğer taşıma senedi, booking kayıtları
- Çarter parti, navlun faturaları ve sürastarya hesapları
- Teslim tutanağı, hasar bildirimi ve ekspertiz (survey) raporu
- Sigorta poliçesi ve hasar dosyasındaki yazışmalar
- Gemiye sağlanan mal veya hizmete ilişkin sipariş, fatura ve teslim belgeleri
- Taraflar, acente ve liman arasındaki e-posta ve yazışmalar
İzmir'de deniz taşıması, gemi alacağı veya deniz sigortası uyuşmazlığıyla karşılaştıysanız Levent Hukuk Bürosu ile iletişime geçin. Sürelerinizi kontrol edip haklarınızı koruyacak yolu belirleyelim; gemi limandan ayrılmadan harekete geçebilmemiz için hasarı fark ettiğiniz gün bize bildirin.