İzmir sözleşme avukatı arayışınız, imzalayacağınız metindeki bir hükmü anlamak istemenizden veya karşı tarafın üstlendiği işi yerine getirmemesinden kaynaklanabilir. Levent Hukuk Bürosu olarak İzmir'de gerçek kişiler ve şirketler için sözleşme hazırlıyor, imza öncesi sözleşme incelemesi ve revizyonu yapıyoruz. Sözleşmeye aykırılık, fesih, cezai şart ve tazminat uyuşmazlıklarında ise metni, yazışmaları ve fiilî uygulamayı birlikte değerlendiriyor; hangi yükümlülüğün üstlenildiğini, hangi hakkın ileri sürülebileceğini ve izlenecek hukuki yolu belirliyor, ihtarnameyi ya da dava dilekçesini hazırlıyoruz.
Sözleşme hazırlama ve imza öncesi inceleme
Sözleşme hazırlanırken işin konusu, teslim veya hizmetin kapsamı, bedel, ödeme zamanı, süre ve sona erme koşulları açık olmalıdır. Özellikle bir tarafın sunduğu taslakta sorumluluğu sınırlayan, bedeli değiştiren veya fesih hakkını tek tarafa bırakan hükümler imzadan önce değerlendirilmelidir. Türk Borçlar Kanunu m. 26 ve 27, tarafların sözleşme içeriğini kanuni sınırlar içinde belirleyebileceğini ve bu sınırların aşılmasının hükümsüzlük sonucu doğurabileceğini düzenler.
Büromuz tarafların neyi kararlaştırmak istediğini dinler, mevcut taslağı ve eklerini inceler, belirsiz hükümleri yeniden yazar ve müzakerede değişmesi gereken maddeleri gerekçesiyle ortaya koyar. Her sözleşme aynı biçimde kurulmaz: Türk Borçlar Kanunu m. 12 ve 13 uyarınca kural olarak şekil serbestisi bulunsa da kanunun geçerlilik için özel şekil öngördüğü işlemlerde bu koşul ve sözleşmenin sonradan değiştirilme biçimi ayrıca incelenir.
Sözleşmeye eklenen “İzmir mahkemeleri yetkilidir” türünden bir yetki şartı da her sözleşmede aynı sonucu doğurmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 17 ve 18, mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılma imkânını tacirlere ve kamu tüzel kişilerine tanır; yetki sözleşmesinin yazılı yapılmasını, uyuşmazlığın doğacağı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olmasını ve yetkili mahkemenin gösterilmesini arar. Kesin yetki hâllerinde ise yetki sözleşmesi yapılamaz. Taslağı hazırlarken yetki ve uyuşmazlık çözüm hükmünü tarafların sıfatına ve bu koşullara göre kuruyoruz.
Ticari sözleşmeler ve ek protokoller
Tedarik, hizmet, satış, bayilik ve distribütörlük sözleşmeleri ile gizlilik sözleşmelerinde siparişin nasıl verileceği, teslimin neyle doğrulanacağı, bedelin hangi koşulda değişeceği ve iş sona erdiğinde devam edecek yükümlülükler anlaşılır biçimde kurulmalıdır. İzmir'de ticari sözleşme hazırlama veya mevcut sözleşmenin revizyonu için bize başvuran şirketlerin taslaklarını bu işleyiş ve mevcut belgelerle birlikte değerlendiriyoruz. Şirketinizin çok sayıda müşteriyle kullandığı standart satış veya hizmet koşullarını, Türk Borçlar Kanunu'ndaki genel işlem koşulu denetimine dayanacak biçimde hazırlıyoruz.
Sözleşme yürürlükteyken taraflar kapsamı değiştirmek istiyorsa ek protokolün önceki metinle çelişip çelişmediğini ve değişikliğin hangi tarihten itibaren uygulanacağını inceliyoruz. Şirketin ortaklık yapısı ve pay devriyle ilgili ayrı işlemler şirketler hukuku sayfamızın, ticari satış, acentelik ve ticari alacak uyuşmazlıkları ise ticaret hukuku sayfamızın odağındadır.
Genel işlem koşulları ve cezai şart
Bir tarafın çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden ve tek başına hazırlayıp karşı tarafa sunduğu hükümler genel işlem koşuludur. Bu hükümler, sırf sözleşmede yer aldıkları için her durumda karşı tarafı bağlamaz. Türk Borçlar Kanunu m. 20–25, karşı tarafın aleyhine olan koşulların sözleşmeye girmesini açık bilgilendirmeye ve kabule bağlar; açık olmayan hükmün düzenleyenin aleyhine yorumlanmasını ve düzenleyene tek taraflı değişiklik yetkisi veren kayıtların yazılmamış sayılmasını öngörür. Büromuz standart metindeki hükmün nasıl sunulduğunu, ne anlama geldiğini ve uyuşmazlık konusu işlemin gerçekten bu kapsama girip girmediğini inceler.
Sözleşmeye uyulmadığında ödenmesi kararlaştırılan cezai şart (kanundaki adıyla ceza koşulu) da her durumda aynı biçimde istenemez. Türk Borçlar Kanunu m. 179–182 uyarınca alacaklı, sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça ya asıl borcun ya da cezanın ifasını ister. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça vazgeçmedikçe veya ifayı çekincesiz kabul etmedikçe asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir. Ceza, alacaklı zarara uğramamış olsa bile ödenir; hâkim aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indirir. Tacir sıfatını taşıyan borçlu ise Türk Ticaret Kanunu m. 22 uyarınca cezanın aşırı olduğu iddiasıyla indirim isteyemez. Talep eden taraf için hükmün kapsamını, kendisinden ceza istenen taraf için geçerliliği ve ileri sürülebilecek itirazları bu ayrımlarla değerlendiriyoruz.
Sözleşmeye aykırılık, fesih ve sözleşmeden dönme
Teslim yapılmadıysa, hizmet eksik sunulduysa veya bedel ödenmediyse önce hangi edimin ne zaman ve nasıl yerine getirileceği belirlenmelidir. Türk Borçlar Kanunu m. 112, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini; m. 117 ise temerrüdün kural olarak muaccel borç için ihtarla doğduğunu ve belirlenmiş ifa günü gibi ayrımları düzenler. Büromuz sözleşmeyi, teslim ve ödeme kayıtlarını, ihtarları ve yazışmaları karşılaştırarak aykırılığı ve karşı tarafın savunmasını somutlaştırır.
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde gecikme üzerine ifayı istemek, ifa edilmeme zararını talep etmek ve sözleşmeden dönmek aynı sonuçları doğurmaz. Türk Borçlar Kanunu m. 123–125, uygun süre verilmesini, bunun gerekmediği durumları ve seçimlik hakları düzenler; ifasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerin feshi m. 126'da ayrıca ele alınır.
Tacirler arasında bildirimin yolu da kanunda belirlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 18/3, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemiyle yapılmasını öngörür. Bu nedenle “sözleşmeyi feshettim” ifadesiyle yetinmeden ilişkinin türünü, bildirimin içeriğini ve gönderilme yolunu inceliyor; şirketiniz adına gönderilecek ihtarnameyi hazırlıyor ve istenebilecek bedel veya tazminatı belirliyoruz.
Uyuşmazlıkta görüşme, arabuluculuk ve dava
Sözleşmeden doğan bir talepte önce hangi hakkın hangi kişiye karşı ileri sürüleceği ve bunun hangi belgelerle destekleneceği açıklığa kavuşmalıdır. Levent Hukuk Bürosu olarak talebi veya savunmayı hazırlar, karşı tarafla görüşür, arabuluculuk ve dava aşamasında sizi temsil ederiz. Türk Ticaret Kanunu m. 5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı sayar; bu kuralı her sözleşme uyuşmazlığına uygulamadan dosyanın niteliğini inceleriz. Alacak davası, icra takibi ve diğer borç ilişkileriyle ilgili hizmetlerimizi borçlar hukuku sayfamızda ayrıca açıklıyoruz.
Sözleşmenizi birlikte değerlendirelim
İzmir'de imzalamayı düşündüğünüz sözleşmenin risklerini görmek, mevcut metni değiştirmek veya sözleşmeye aykırılıktan doğan talebinizi belirlemek istiyorsanız Levent Hukuk Bürosu ile iletişime geçin. Sözleşmenizi ve ilgili belgeleri inceleyelim; hazırlanacak metni, ihtarnameyi, talebi veya savunmayı sizin adınıza oluşturalım. Vekâletnamenizle birlikte görüşmeden dava aşamasına kadar dosyanızı büromuz takip eder.