İzmir'de ticaret hukuku avukatı arayan tacirlerin, şirketlerin ve işletme sahiplerinin ticari uyuşmazlıklarında Levent Hukuk Bürosu olarak icra takibi başlatıyor ve dava açıyoruz. Ödenmeyen bir fatura, karşılıksız çıkan bir çek, sözleşmeye aykırı bir teslim veya işletmenize zarar veren bir rakip davranışı karşısında belgelerinizi inceliyor, alacağınızı ya da ticari itibarınızı koruyacak yolu belirliyor ve arabuluculuktan icra takibine, asliye ticaret mahkemesindeki davaya kadar dosyanızı sizin adınıza takip ediyoruz.
Ticaret hukukunda üstlendiğimiz başlıca işler:
- Ticari alacağın icra takibi, arabuluculuk ve dava yoluyla tahsili
- Çek ve bonoya dayalı kambiyo takibi ile senede yöneltilen itirazlar
- Ticari satış, tedarik ve dağıtım sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar
- Haksız rekabet, iş sırrı ihlali ve ticaret unvanının korunması
- Acentelik, bayilik ve distribütörlük ilişkilerinde ücret, fesih ve denkleştirme talepleri
Ticari alacak ve ödenmeyen faturalar
Ticari alacakta ilk mesele, talebin hangi işlemden doğduğunu ve hangi belgelerle kanıtlanacağını ortaya koymaktır. Fatura, cari hesap kaydı, sipariş, teslim belgesi, yazışma ve ödeme kayıtlarını birlikte değerlendiriyoruz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 21 uyarınca faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse bu içeriği kabul etmiş sayılır. Faturaya itiraz edilip edilmediği bu nedenle hem alacaklının hem borçlunun durumunu etkiler; sözleşmenin kurulduğunu ve malın teslim edildiğini ise ayrıca belgelerle ortaya koyarız.
Borçlu ödemiyorsa alacağın dayanağını, teminatları ve borçlunun ileri sürebileceği itirazları inceleyerek tahsil yolunu belirliyoruz. İcra takibini başlatıyor, borçlu itiraz ederse itirazın iptali davasından önceki zorunlu arabuluculuk görüşmesine katılıyor, ardından davayı açıyor, tahsil aşamasında haciz ve satış işlemlerini takip ediyoruz. Ödeme emrine itiraz, itirazın iptali ve menfi tespit davası arasındaki farkı borçlar hukuku sayfamızda ayrıca açıklıyoruz.
Karşılıksız çek ve ödenmeyen bono
Çek karşılıksız çıktığında veya bono vadesinde ödenmediğinde alacaklı, İcra ve İflas Kanunu m. 167 uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilir. Bu yolun kullanılabilmesi için senedin TTK m. 776 (bono) ve m. 780 (çek) hükümlerindeki zorunlu unsurları taşıması gerekir; imzalar, ciro zinciri ve ödeme kayıtları da sonucu etkiler. Büromuz senedi dayandığı ticari ilişkiyle birlikte inceler, kambiyo takibini başlatır ve borçlunun imzaya veya borca yönelik itirazlarına karşı alacağınızı savunur. Senet sizin aleyhinize takibe konulduysa itiraz yollarını aynı titizlikle değerlendiririz.
Ticari satış, tedarik ve dağıtım sözleşmeleri
Mal teslim edilmediğinde, hizmet sözleşmeye uygun sunulmadığında veya bedel ödenmediğinde uyuşmazlığın çözümü sözleşmenin hükümlerine ve gerçekleşen ifaya bağlıdır. Satış, tedarik, dağıtım ve bayilik ilişkilerinde teslim, ödeme, sorumluluk ve sona erme hükümlerini inceliyoruz.
Tacirler arasındaki satışta ayıp bildirimi için kısa süreler vardır: TTK m. 23/1-c uyarınca ayıp teslim sırasında açıkça belliyse alıcı durumu iki gün içinde satıcıya ihbar etmelidir; açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleme ve ihbar yükümlülüğü doğar. Olağan incelemeyle ortaya çıkmayan ayıplarda Türk Borçlar Kanunu m. 223/2 uygulanır. Ayıplı teslim iddiasında bu nedenle ilk iş olarak ihbarın zamanında ve ispatlanabilir biçimde yapılıp yapılmadığını inceliyoruz.
Sözleşme henüz imzalanmadıysa uyuşmazlık doğurabilecek belirsiz hükümleri belirliyor; ihlal yaşandıysa talep ve savunmaların dayanağını hazırlıyoruz. Sözleşme hazırlama ve inceleme hizmetimizin kapsamını sözleşmeler hukuku sayfamızda anlatıyoruz. Mal deniz yoluyla taşındıysa yük hasarı, navlun ve konişmento uyuşmazlıklarında kısa bildirim süreleri ve geminin ihtiyati haczi gibi özel kurallar devreye girer; bunları deniz hukuku sayfamızda ayrıca ele alıyoruz.
Haksız rekabet ve ticaret unvanının korunması
Yanıltıcı tanıtım, rakibi kötüleyen açıklamalar veya müşterileri yanıltan uygulamalar ticari faaliyeti doğrudan etkileyebilir. TTK m. 54, rakipler arasındaki veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı davranışları haksız rekabet sayar; m. 55 başlıca hâlleri sıralar. Üretim veya iş sırlarının hukuka aykırı biçimde ele geçirilip kullanılması ya da başkalarına açıklanması da m. 55/1(d) kapsamındadır. Somut davranışın bu kapsama girip girmediğini kullanılan ifadeleri, ticari ilişkiyi, bilginin nasıl elde edildiğini ve ortaya çıkan etkiyi inceleyerek değerlendiriyoruz.
Haksız rekabet davasında yalnızca tazminat istenmez. TTK m. 56 uyarınca fiilin haksız olduğunun tespiti, haksız rekabetin men'i, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılması ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi istenebilir; kusur varsa maddi, şartları varsa manevi tazminat da talep edilir. Davranış sürüyorsa m. 61 uyarınca dava sonuçlanmadan ihtiyati tedbir istenebilir. Kasten işlenen bazı haksız rekabet fiilleri ise m. 62 uyarınca şikâyet üzerine suç oluşturur; hukuki talepleri ve şikâyet yolunu birlikte planlıyoruz.
Ticaret unvanınızın bir başkası tarafından ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanılması TTK m. 52'de ayrıca düzenlenir. Bu durumda kullanımın tespitini ve yasaklanmasını, tescil edilmiş unvanın değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar varsa tazminatı talep ediyoruz.
Acentelik, bayilik ve distribütörlükte denkleştirme
Acentelik ilişkisinde ödenmeyen komisyon, haksız fesih ve sözleşme sona erdikten sonraki denkleştirme talebi ayrı ayrı değerlendirilir. TTK m. 102 acenteyi tanımlar; m. 122 ise sözleşme sona erdikten sonra müvekkilin acentenin kazandırdığı müşterilerden önemli menfaat elde etmeye devam etmesi gibi şartlar altında acentenin uygun bir tazminat isteyebileceğini düzenler. Bu tazminat acentenin son beş yıllık faaliyetindeki yıllık ortalama komisyon veya diğer ödemeleri aşamaz, önceden bu haktan vazgeçilemez ve talebin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
Kanun aynı hükmü, hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri tekel hakkı veren sürekli sözleşmelerin sona ermesinde de uygular (m. 122/5). Bayilik veya distribütörlük sözleşmeniz sona erdiyse ilişkinin münhasırlık içerip içermediğini ve sözleşmenin gerçekte nasıl yürütüldüğünü inceleyerek denkleştirme talebinin dayanağını kuruyoruz. Sağlayıcı taraftaysanız aynı ölçütlerle talebe karşı savunmanızı hazırlıyoruz.
Ticari davada arabuluculuk ve görevli mahkeme
Bir uyuşmazlığın ticari dava sayılıp sayılmadığı hem görevli mahkemeyi hem de dava öncesi aşamayı belirler. TTK m. 4 ticari davaları sayar; m. 5 uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça bu davalara değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi bakar. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında ise m. 5/A gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir. Bu şartı bütün ticari uyuşmazlıklara yaymadan, ileri sürülecek talebe göre değerlendiriyoruz.
Büromuz arabuluculuk görüşmesinde talebinizi belgeleri ve hukuki dayanaklarıyla ortaya koyar; anlaşma sağlanamazsa davayı açar ve yargılamayı sizin adınıza takip eder. Ortaklık yapısı, pay devri veya şirket yönetiminden doğan uyuşmazlıklar için şirketler hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Ticari uyuşmazlığınızı birlikte değerlendirelim
İşletmenizin alacağı tahsil edilemiyorsa, sözleşme ihlali yaşandıysa veya bir rakip davranışı işinize zarar veriyorsa elinizdeki fatura, sözleşme, senet ve yazışmalarla birlikte bize ulaşın. Fatura, çek veya sözleşmenizle Avukat Alparslan LEVENT ile iletişime geçin; alacağınız için izlenecek yolu birlikte belirleyelim.